29/1/2009 - BAŞARMAK ÜZERİNE
Hayal etmekle başlar her şey. Her başarının altında hayal etmek vardır. Bir tohumdur hayal, umutla beslenir, çalışmakla ise sulanır. Ve günü geldiği zaman topraktan filiz verir, yeşerir. Büyük yazarların, büyük sanatçıların hayatlarını hep merak etmiş, araştırmışımdır. Ve gördüğüm şu olmuştur, hiç biri elde ettiği sonuca, elleri ceplerinde ulaşmamıştır. Çok dikenli yoldan geçmişler, birçok zorlukla mücadele etmişlerdir. Bu zorlu yolda karşılarına birçok dev ve canavar çıkmış ama onlar mücadeleyi bırakmamışlardır. Bir yerde okumuştum, başarmak için yola çıktığın zaman, karşına çıkacak olan engellerlerden, İnsanların kıskançlıklarından ve sana engel olmak istemelerinden bahsediyordu Yazarın kullandığı ifade şöyleydi: # Sen başını sudan çıkarıp kurtulmak, başarmak istedikçe, # Başka biri senin arkandan gelip, başını senden iki santim daha yukarıya çıkarıp, # Seni boğmak isteyecektir. Tarihte de hep böyle olmamış mıydı bu ? Kim yeni bir şey buldaysa, hemen birisi ona çamur atmaya çalışıp, onu karalamaya kalkmamış mıydı? Galilei'nin, ilerici fikirlerinden dolayı cezalandırılması, Hazer Fen Ahmet Çelebi'nin,uçmayı deneyen insan olduğu için cezalandırılması… Bu ve buna benzer tarihte daha birçok örnek mevcuttur. Hiç anlamdan dinlemeden insanları yargılar. Okumadan okumuş gibi yazarların eserlerini eleştiririz , nedense. Başarmak için biraz da sağır olmak, negatif insanları duymamak gerekir. Başarının şartlarından biri de budur. Kurbağa hikâyesinde ki kurbağa gibi olabilmek. "Günlerden bir gün kurbağalar yarış düzenlemişler, kendilerince bir alan bulup bu alanda yarışa başlamış lar. Çoğu kurbağa, daha yola çıkmadan ben bunu yapamam diye pes etmiş, kalan kısmı da, arkadaşları nın " Bu yarış bitmez , boşuna koşuyorsunuz." demesine kanıp, yarı yolda pes etmişler. Sonuçta bir tek kurbağa, hiç kimseyi duymadan, yoluna devam etmiş ve menzile varmış, bir de bakmışlar ki bu kurbağa sağırmış." Başarılı insanın, başarısının arkasında, negatif insanları duymadan,yoluna devam etmesi yatmıyor mu ? Umudunu kaybetmemek de,başarının en önemli anahtarından bir tanesidir. Hayatım boyunca, beklediğim, umut ettiğim haberleri, en kötü zamanım da, artık hiç umudumun kalmadığı zamanlarda almıştım. Bunlar benim için, büyük sürprizler olmuştu, tabi ki. Ve şunu öğrendim, en kötü, en çaresiz kaldığınız zamanlar, zafere en yakın olan zamanlarmış. Gecenin en karanlık zamanı ise, sabaha en yakın olan zamanmış. Ve de çalışmak, yılmadan, durmadan, azimle çalışmak. Başarının en önemli şartlarından birisi de bu. Gerçekten çalışan, emek veren insanlar, mutlaka bir gün hak ettiği yeri alacaklardır . Yaşarken olmasa bile, öldükten sonra, ama bir gün mutlaka… Ve bu insanlar, arkasında bıraktığı eserlerle, ben de bu dünyada yaşadım deyip, derin izler bırakıp, ölümün bile öldüremediği insanlar arasına gireceklerdir. BAŞARMAK : HAYAL ETMEKLE BAŞLAR, UMUT ETMEKLE DEVAM EDER VE ÇALIŞMAKLA SON BULUR
|